28 Mart 2012 Çarşamba

Şapkalarımızı takıp keyfimize bakıyoruz...


50'ler 60'lar 70'ler ....Herşey yaşanmış bitmiş, herşeyi annelerimiz teyzelerimiz giymiş... Hep anlatır annem, mini eteğinin altına giydiği dizüstü çorabını, apartman topuklu ayakkabısını, eldivenlerini, üstüne giydiği uzun deri pardesüsünü, şapkalarını gözlüklerini... O yüzden eleştirir dolabımdaki tekdüze pantolonları, jeanleri...
Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki herşey ileri giderken giyim özgürlüğünde bi hayli geri gitmişiz, modayı tekrar tekrar yaşamak konusunda şanslı bir nesil sayılsak da giyim özgürlüğümüz ne yazik ki toplumsal açıdan hala istenen seviyede değil. Ne yazıkki Türkiye'nin başkentinde hala mini etek giyildiğinde sizi rahatsız edecek bir çok bakışla karşılaşabiliyoruz.
İstediğimizi giyemiyorsak, bari aksesuarlarımızda daha özgür olalım. Sadece deniz kenarında büyük şapkalar takan ben bu resimleri görünce heveslendim. Bu yazı şehirde şapka takarak geçirmeye kararlıyım. Büyük volan şapkamızı, pardesümüz ve stilettolarımızla kombinledik .Bridget Bardot gibi görünmeye çok yaklaştık. Tek eksiğimiz büyük gözlüğümüz...

Bridget Bardot için bir köşe yapmam gerek, Marilyn Monroe kadar yaşatılmaya hakkı var, gençliğinde kesinlikle stil ikonuymuş.





2 yorum:

çağla dilara dirlik dedi ki...

bu tarza ben de bayılıyorum ancak bu tip şapkaları ve uzun eldivenleri bulamıyorum hiç biyerde.önerebileceğiniz bir yer var mı?

Missinem dedi ki...

Mudo, forever new, mangoda görüyorum, bulabilirsiniz buralardan.